
Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi, 10 kişinin öldürülmesinden sorumlu NSU terör örgütünün üyesi Beate Zschaepe’nin en az 24 yıl hapis yatmasına karar verdi. Erken tahliye talebi reddedilen Zschaepe’nin 2035’ten önce serbest bırakılması beklenmiyor
ALMANYA'DA ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün üyesi Beate Zschäpe’nin erken tahliye umutları suya düştü. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi, 2011’den bu yana cezaevinde bulunan Zschaepe’nin toplam en az 24 yıl hapis yatmasına hükmetti. Mahkeme, şartlı tahliye talebini de reddetti. Karar henüz kesinleşmedi.
NSU 10 KİŞİYİ KATLETTİ
Beate Zschaepe, 2011 yılında ortaya çıkarılan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün üç kişilik yapılanmasının üyesiydi. Örgüt, aralarında sekizi Türk kökenli olmak üzere toplam 10 kişiyi öldürdü. NSU ayrıca çok sayıda bombalı saldırı ve soygun gerçekleştirdi.
Zschaepe’nin suç ortakları Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, yakalanmadan önce intihar etti. Zschäpe ise Temmuz 2018’de Münih’te görülen davada cinayetlere iştirak etmekten müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca suçun özel ağırlığını tespit etti. Bu karar, 15 yılın ardından erken tahliye ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştı.
SAVCILIK 25 YIL İSTEDİ
Erken tahliye süresinin dolması üzerine Zschaepe tahliye başvurusunda bulundu. Bu kapsamda Ağustos ayının sonunda, tutuklu bulunduğu Chemnitz Cezaevi’nden Münih’e götürülerek mahkeme heyeti tarafından dinlendi.
Federal Başsavcılık en az 25 yıl hapis cezasının infaz edilmesini talep ederken, Zschaepe’nin avukatı bu sürenin 20 yıl olmasını istedi. Mahkeme ise 24 yıllık asgari infaz süresi belirledi.
SUÇUNU KABUL ETMESİ LEHİNE DEĞERLENDİRİLDİ
Mahkeme, Zschaepe’nin NSU cinayetleriyle ilgili bilgisini önceki süreçlere kıyasla daha kapsamlı biçimde kabul etmesini lehine değerlendirdi. Zschaepe, örgütün 10 cinayetinden dokuzuna ilişkin bilgi sahibi olduğunu kabul etmişti.
Mahkemeye göre Zschaepe, masum insanların hayatlarını yok ettiği veya ciddi biçimde etkilediği için utanç duyduğunu da dile getirdi. Ayrıca suçlarının temelindeki nasyonal sosyalist ideolojiden uzaklaştığını belirtti.
Cezaevindeki davranışlarının, aşırı sağcı görüşlerini sürdürdüğüne dair bir işaret vermediği de mahkemenin değerlendirmeleri arasında yer aldı.


