Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

“BEN BÜTÜN DORTMUND’UN BELEDİYE BAŞKANIYIM”

KALOUTİ

Dortmund Büyükşehir Belediye Başkanı Alexander Kalouti, HABERCİ’ye konuştu: “Nereden geldiğimiz değil, Dortmundlu olmamız önemli”

DORTMUND’UN Büyükşehir Belediye Başkanı Alexander Kalouti, göçmenlikten ayrımcılığa, Dortmund’un kuzeyindeki sorunlardan uyuşturucu ticaretine, eğitimden ekonomiye kadar birçok konuda HABERCİ’nin sorularını yanıtladı. Kendi ailesinin de farklı nedenlerle göç etmek zorunda kaldığını anlatan Kalouti, ırkçılık ve ayrımcılık deneyimlerinden Dortmund’un Kuzey kentindeki sorunlara, eğitimden konut ve ekonomiye kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.Kalouti, “Ben CDU’dan geliyorum ama ben bütün Dortmundluların belediye başkanıyım” dedi.

‘‘GÖÇ ETMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYORUM‘‘

Kendi aile geçmişinden söz eden Kalouti, hem baba hem de anne tarafından göç hikayeleri bulunduğunu belirtti. Ailesinin bir tarafının Kudüs’ten Beyrut’a, diğer tarafının ise eski Doğu Almanya’dan Batı Almanya’ya gitmek zorunda kaldığını anlatan Kalouti, “Bir yerden kalkıp her şeyi geride bırakmanın ve yeniden başlamanın ne demek olduğunu biliyorum” dedi.

Kendisinin de yaşamı boyunca dışlanma ve ırkçılıkla karşılaştığını anlatan Kalouti, Alman ordusu ve Deniz Kuvvetleri’nde görev yaptığı dönemde ırkçı ve Yahudi karşıtı yazılarla karşılaştığını söyledi. Okul yıllarında ise Alman bir annenin çocuğu olmasına rağmen öğretmenlerinin kendisine Almanca konuşup konuşamadığını sorduğunu ifade etti.

‘‘İKİ KÜLTÜR ARASINDA YAŞAMAK ZENGİNLİKTİR‘‘

Londra’da eğitim aldığı dönemde bu kez kendisinin “Alman” olarak görüldüğünü anlatan Kalouti, farklı kültürler arasında yaşamanın insanlara önemli bir bakış açısı kazandırdığını söyledi.

Kalouti, “İnsan bir noktadan sonra başkalarının düşüncelerine göre yaşamak yerine, nereye ait olduğuna kendisi karar verebilir. İki farklı kültürden güzel şeyleri bir araya getirmek aslında büyük bir zenginlik” dedi.

‘‘BEN BÜTÜN DORTMUNDLULARIN BELEDİYE BAŞKANIYIM‘‘

Dortmund’da yaklaşık 80 yıl sonra Hristiyan Demokrat Parti‘sinin (CDU) belediye başkanlığı seçimini kazanmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Kalouti, kendisini yalnızca CDU’nun belediye başkanı olarak görmediğini vurguladı.

“Ben CDU’dan geliyorum ama ben bütün Dortmundluların belediye başkanıyım” diyen Kalouti, adaylığının ilk dönemlerinde kendisine sık sık “Şansın yok” denildiğini anlattı.

Seçim kampanyasında insanlarla doğrudan iletişim kurmanın önemine dikkat çeken Kalouti, “İnsanlara tepeden bakmamak, onları dinlemek gerekiyor. İnsanlar oldukça akıllı ve neyin doğru, neyin yanlış olduğunu biliyorlar. Ayrıca adalet ve hakkaniyet konusunda güçlü bir sezgileri var” ifadelerini kullandı.

ÇÖP SORUNUNA YENİ KONSEPT

Dortmund’un Nordstadt semtinde güvenlik, işsizlik, konut ve çöp sorunlarının öne çıktığını belirten Kalouti, özellikle çevre temizliği konusunda yeni bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Çöp sorununun çözümü için EDG, Dortmund Belediyesi ve KOD’un (Kommunaler Ordnungsdienst) ortak bir çalışma grubu oluşturduğunu açıklayan Kalouti, bazı bölgelerin haftanın yedi günü, hatta günde birkaç kez temizlendiğini belirtti.

Buna rağmen çöplerin kısa sürede yeniden biriktiğini ifade eden Kalouti, sorunun yalnızca bölge sakinlerinden kaynaklanmadığını, başka bölgelerden getirilen evsel atıkların ve eski eşyaların da Kuzey kentte kaçak olarak bırakıldığını söyledi.

“Bir yerde çöp varsa, kısa süre içerisinde daha fazla çöp bırakılıyor. Bu nedenle KOD’u da daha güçlü şekilde sürece dahil edeceğimiz yeni bir konsept üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Kalouti, bazı binalardaki çöp konteynerlerinin kapasitesinin yetersiz olmasının da sorunu büyüttüğünü belirtti.

‘‘NORDSTADT DORTMUND’UN GELECEĞİDİR‘‘

Kalouti, Kuzey kentteki sorunların yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini, konut, eğitim ve ekonomik hayatın da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Güvenlik konusunda KOD’un güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kalouti, göreve başladığında yaklaşık 75-79 kişilik olan KOD kadrosunun bugün 99 kişiye çıkarıldığını, hedefinin ise bu sayıyı 200’e yükseltmek olduğunu açıkladı.

Konut sorununa da değinen Kalouti, daha fazla konut yapılması gerektiğini savundu. “Ben kira fiyatlarına müdahale edilmesinden ziyade yeni konutların yapılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü kira frenleri yeni konut üretmiyor” dedi.

‘‘DİL EĞİTİMİ ANAOKULUNDA BAŞLAMALI‘‘

Kalouti’ye göre Nordstadt‘ta geleceğe yönelik en önemli yatırım ise çocuklar ve eğitim.Özellikle Almanca eğitiminin anaokulundan itibaren güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kalouti, “İnsanlar dili bilmiyorsa fırsatları da sınırlanıyor. Okula yeterli Almanca bilgisi olmadan başlandığında ise çoğu zaman çok geç kalınmış oluyor” dedi.

Nordstadt‘ın Dortmund’un en genç nüfusuna sahip bölgelerinden biri olduğunu hatırlatan Kalouti, “Buradaki çocuklar bizim geleceğimiz. Yarın çalışacak, vergi verecek ve toplumun geleceğine katkı sağlayacak insanlar bunlar. Bu nedenle bugün onlara yatırım yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

Kendi ailesinden de örnek veren Kalouti, Almanya’ya gelen babasının önce Almanca öğrendiğini, ardından tıp eğitimi aldığını belirterek, “Hangi eğitim olursa olsun, insanın bir eğitim alması önemli. Ancak bunun temelinde Almanca bilgisi var” dedi.

‘‘HER İŞLETME DORTMUND’UN İŞLETMESİDİR‘‘

Dortmund’un kuzeyinde işletmelerin önemli bir bölümünün göçmen kökenli girişimciler tarafından yönetildiğine dikkat çekilmesi üzerine Kalouti, işletmeleri kökenlerine göre ayırmak istemediğini söyledi.

“Benim için bunların hepsi Dortmundlu ve bütün işletmeler Dortmund işletmesidir” diyen Kalouti, göçmen kökenli girişimcilere yönelik desteklerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

GÖÇMEN GİRİŞİMCİLERE ZEÖ DESTEĞİ

Özellikle Etnik Eknomi Merkezi (Zentrum für Ethnische Ökonomie) ve danışmanlık merkezinin göçmen kökenli girişimcilere önemli destek sağladığını ifade eden Kalouti,‘‘ZEÖ sayesinde son yıllarda önemli sayıda göçmen girişimci işletme sahibi oldu. ZEÖ’nün verdiği danışmanlık hizmeti ile girişimciler doğru yatırımlara yönelendirildi‘‘dedi.

Belediyenin işletmelere daha fazla hizmet odaklı yaklaşması gerektiğini vurgulayan Kalouti, seçim kampanyasında söylediği “işletmelere kırmızı halı sermeliyiz” sözünü hatırlattı.

İzin ve bilgilendirme süreçlerinin hızlandırılması, işletmelere uygun alanların bulunması ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere daha fazla destek verilmesi gerektiğini belirten Kalouti, “Esnaf, küçük dükkân sahipleri ve orta ölçekli işletmeler bizim için son derece önemli” dedi.

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEDE POLİSLE İŞBİRLİĞİ

Nordstadt‘ta önemli sorunlardan biri olan uyuşturucu ticaretiyle mücadele konusunda ise Kalouti, belediye ile polis arasındaki görev ve yetki paylaşımına dikkat çekti.

Uyuşturucu ticaretiyle mücadelenin öncelikle polisin görevi olduğunu belirten Kalouti, polisin eyalet yönetimine bağlı olması nedeniyle belediyenin bu alandaki doğrudan yetkilerinin sınırlı olduğunu söyledi.

Belediyenin ise KOD aracılığıyla uyuşturucu kullanımını kamuya açık alanlardan uzaklaştırmaya çalıştığını ifade eden Kalouti, Nordstadt‘ta uyuşturucu bağımlılarının önemli bir bölümünün yaşadığını belirtti.

Bornstraße’de planlanan uyuşturucu tüketim merkezinin yanı sıra bölgede daha fazla hizmet ve danışmanlık imkanına ihtiyaç olduğunu söyleyen Kalouti, Dortmund Emniyet Müdürlüğü ile yakın iş birliği içinde olduklarını da kaydetti.

Özellikle gençlerin ve çocukların uyuşturucu ağlarına çekilmeye çalışılmasının kendisini endişelendirdiğini belirten Kalouti, uyuşturucu ticaretine ilişkin kendisine giderek daha sert bir tablo aktarıldığını söyledi.

‘‘DORTMUNDLULAR ÇOK DAHA BÜYÜK SORUNLARI AŞTI‘‘

Röportajın sonunda göçmen kökenli Dortmundlulara mesaj veren Kalouti, geleceğe umutla bakılması gerektiğini söyledi.

“En güzel zamanların henüz gelmediğine inanıyorum” diyen Kalouti, Dortmund’un geçmişte savaşın yıkımı, Nazi diktatörlüğü, yeniden yapılanma, çelik sanayisinin çöküşü ve ekonomik dönüşüm gibi çok ağır dönemlerden geçtiğini hatırlattı.

“Bir insan gerçekten dayanıklıysa, o Dortmundludur” ifadelerini kullanan Kalouti, Dortmundluların geçmişte çok daha büyük sorunların üstesinden geldiğini söyledi.

“NEREDEN GELDİĞİMİZ DEĞİL, DORTMUNDLU OLMAMIZ ÖNEMLİ”

Dortmund’un tarihinin aynı zamanda bir göç tarihi olduğunu vurgulayan Kalouti, kentte geçmişte Doğu Avrupa’dan, daha sonra Türkiye’den, bugün ise dünyanın farklı bölgelerinden insanların yeni bir hayat kurduğunu söyledi.

“Benim için nereden geldiğiniz önemli değil. Hepimiz Dortmundluyuz” diyen Kalouti, göçün Dortmund toplumunun tarihsel gelişiminin bir parçası olduğunu ifade etti.

Farklı kültürlerin bir arada yaşamasının toplumu genç, açık ve dinamik tuttuğunu belirten Kalouti, Dortmund’un güçlü bir kent olduğunu ve önemli fırsatlara sahip bulunduğunu söyledi.

Kalouti, sözlerini şu mesajla tamamladı:“Dortmundlular kendi tarihlerinin farkında olmalı ve bununla gurur duymalı. Çünkü Dortmundlular birlik olduğunda her şeyin üstesinden gelebilir.”

ALMANCA

„ICH BIN OBERBÜRGERMEISTER ALLER DORTMUNDER“

Dortmunds Oberbürgermeister Alexander Kalouti im Gespräch mit HABERCİ: „Nicht woher wir kommen, sondern dass wir Dortmunder sind, ist entscheidend“

DORTMUNDS Oberbürgermeister Alexander Kalouti hat im Gespräch mit HABERCİ zahlreiche Themen angesprochen – von Migration, Ausgrenzung und Rassismus über die Herausforderungen in der Dortmunder Nordstadt bis hin zu Drogenhandel, Bildung, Wohnraum und Wirtschaft. Kalouti berichtete auch über die Migrationsgeschichte seiner eigenen Familie und seine persönlichen Erfahrungen mit Ausgrenzung und Rassismus. „Ich komme aus der CDU, aber ich bin der Oberbürgermeister aller Dortmunderinnen und Dortmunder“, betonte Kalouti.

„ICH WEISS, WAS ES BEDEUTET, ZU MIGRIEREN“

Mit Blick auf seine Familiengeschichte erklärte Kalouti, dass sowohl auf der Seite seines Vaters als auch seiner Mutter Migration eine Rolle gespielt habe. Ein Teil seiner Familie habe von Jerusalem nach Beirut gehen müssen, der andere Teil sei aus der ehemaligen DDR in den Westen Deutschlands geflohen.

„Ich weiß, was es bedeutet, einen Ort zu verlassen, alles hinter sich zu lassen und irgendwo neu anzufangen“, sagte Kalouti.

Auch er selbst habe in seinem Leben Ausgrenzung und Rassismus erlebt. Während seiner Zeit bei der Bundeswehr und der Marine sei er mit rassistischen und antisemitischen Schmierereien konfrontiert gewesen. Bereits während seiner Schulzeit hätten Lehrer ihn gefragt, ob er überhaupt Deutsch sprechen könne, obwohl seine Mutter Deutschlehrerin sei.

„ZWISCHEN ZWEI KULTUREN ZU LEBEN, IST EINE BEREICHERUNG“

Während seiner Ausbildung in London habe sich die Wahrnehmung erneut verändert: Dort sei er als „Deutscher“ wahrgenommen worden. Kalouti betonte, dass das Leben zwischen unterschiedlichen Kulturen eine wichtige Perspektive eröffnen könne.

„Irgendwann muss man selbst entscheiden, wo man hingehört, anstatt danach zu leben, was andere über einen denken. Das Gute aus zwei verschiedenen Kulturen miteinander zu verbinden, ist eigentlich eine große Bereicherung“, sagte Kalouti.

„ICH BIN OBERBÜRGERMEISTER ALLER DORTMUNDER“

Mit Blick auf den Wahlerfolg der CDU bei der Dortmunder Oberbürgermeisterwahl nach rund 80 Jahren betonte Kalouti, dass er sich nicht als Oberbürgermeister nur einer Partei verstehe.

„Ich komme aus der CDU, aber ich bin der Oberbürgermeister aller Dortmunderinnen und Dortmunder“, sagte Kalouti.

In der Anfangsphase seiner Kandidatur habe er immer wieder zu hören bekommen: „Du hast keine Chance.“ Trotzdem habe er sich nicht entmutigen lassen.

Im Wahlkampf sei es besonders wichtig gewesen, direkt mit den Menschen ins Gespräch zu kommen. „Man darf nicht von oben herab auf die Menschen schauen, sondern muss ihnen zuhören. Die Menschen sind sehr klug und wissen, was richtig und was falsch ist. Außerdem haben sie ein starkes Gespür für Gerechtigkeit und Fairness“, sagte Kalouti.

NEUES KONZEPT GEGEN DAS MÜLLPROBLEM

In der Dortmunder Nordstadt stehen nach Einschätzung Kaloutis insbesondere die Themen Sicherheit, Arbeitslosigkeit, Wohnraum und Müll im Mittelpunkt. Vor allem beim Thema Sauberkeit werde derzeit an einem neuen Konzept gearbeitet.

Für die Bekämpfung des Müllproblems sei eine gemeinsame Arbeitsgruppe von EDG, Stadt Dortmund und KOD (Kommunaler Ordnungsdienst) eingerichtet worden. Einige Bereiche würden bereits an sieben Tagen in der Woche, teilweise sogar mehrmals täglich, gereinigt.

Trotzdem sammle sich der Müll schnell wieder an. Kalouti betonte, dass das Problem nicht ausschließlich von den Anwohnerinnen und Anwohnern verursacht werde. Auch Hausmüll und Sperrmüll würden aus anderen Stadtteilen in die Nordstadt gebracht und dort illegal abgeladen.

„Wenn irgendwo Müll liegt, kommt innerhalb kurzer Zeit noch mehr Müll dazu. Deshalb arbeiten wir an einem neuen Konzept, bei dem wir auch den KOD stärker einbinden werden“, erklärte Kalouti.

Auch die teilweise zu geringe Kapazität der Müllcontainer an einigen Gebäuden verschärfe das Problem.

„DIE NORDSTADT IST DIE ZUKUNFT DORTMUNDS“

Die Probleme der Nordstadt könnten nach Ansicht Kaloutis nicht allein durch mehr Sicherheitsmaßnahmen gelöst werden. Gleichzeitig müsse man sich um Wohnraum, Bildung und die wirtschaftliche Entwicklung kümmern.

Beim Thema Sicherheit müsse insbesondere der KOD weiter ausgebaut werden. Als Kalouti sein Amt angetreten habe, habe der KOD etwa 75 bis 79 Mitarbeiter gehabt. Heute seien es 99. Sein Ziel sei es, die Zahl auf 200 Mitarbeiter zu erhöhen.

Auch auf die Wohnraumsituation ging Kalouti ein. Es müsse mehr Wohnraum geschaffen werden. „Ich bin eher dafür, neue Wohnungen zu bauen, als in die Miethöhe einzugreifen. Denn Mietpreisbremsen schaffen keinen neuen Wohnraum“, sagte der Oberbürgermeister.

„SPRACHFÖRDERUNG MUSS IM KINDERGARTEN BEGINNEN“

Die wichtigste Investition in die Zukunft der Nordstadt sei für Kalouti die Investition in Kinder und Bildung.

Insbesondere die deutsche Sprache müsse bereits im Kindergarten stärker gefördert werden. „Wenn Menschen die Sprache nicht beherrschen, sind auch ihre Chancen eingeschränkt. Wenn Kinder ohne ausreichende Deutschkenntnisse in die Schule kommen, ist es häufig schon sehr spät“, sagte Kalouti.

Die Nordstadt gehöre zu den Stadtteilen mit der jüngsten Bevölkerung Dortmunds. „Diese Kinder sind unsere Zukunft. Sie werden morgen arbeiten, Steuern zahlen und zur Zukunft unserer Gesellschaft beitragen. Deshalb müssen wir heute in sie investieren“, betonte Kalouti.

Als Beispiel verwies er auf seine eigene Familie. Sein Vater habe nach seiner Ankunft in Deutschland zunächst Deutsch gelernt und anschließend Medizin studiert. „Welche Ausbildung man auch macht – wichtig ist, dass man eine Ausbildung bekommt. Aber die Grundlage dafür ist die deutsche Sprache“, sagte Kalouti.

„JEDES UNTERNEHMEN IST EIN DORTMUNDER UNTERNEHMEN“

Auf den hohen Anteil von Unternehmen in der Dortmunder Nordstadt, die von Menschen mit Einwanderungsgeschichte geführt werden, angesprochen, erklärte Kalouti, dass er Unternehmen nicht nach ihrer Herkunft unterscheiden wolle.

„Für mich sind das alles Dortmunder, und jedes Unternehmen ist ein Dortmunder Unternehmen“, sagte Kalouti.

Die Unterstützung für Unternehmerinnen und Unternehmer mit Einwanderungsgeschichte müsse weiter ausgebaut werden.

UNTERSTÜTZUNG FÜR GRÜNDER DURCH DAS ZENTRUM FÜR ETHNISCHE ÖKONOMIE

Besonders das Zentrum für Ethnische Ökonomie (ZEÖ) und die Beratungsangebote in der Nordstadt leisteten wichtige Arbeit für Gründerinnen und Gründer mit Einwanderungsgeschichte, betonte Kalouti.

„Durch das ZEÖ sind in den vergangenen Jahren zahlreiche Unternehmerinnen und Unternehmer mit Einwanderungsgeschichte zu eigenen Betrieben gekommen. Durch die Beratung des ZEÖ werden Gründerinnen und Gründer bei ihren Investitionen gezielt unterstützt und auf den richtigen Weg gebracht“, sagte Kalouti.

Die Stadt müsse gegenüber Unternehmen noch stärker serviceorientiert auftreten. Dabei erinnerte Kalouti an einen Satz aus seinem Wahlkampf: „Wir müssen den Unternehmen den roten Teppich ausrollen.“

Genehmigungs- und Informationsverfahren müssten beschleunigt, geeignete Gewerbeflächen gefunden und insbesondere kleine und mittelständische Unternehmen stärker unterstützt werden.

„Gewerbetreibende, kleine Ladenbesitzer und mittelständische Unternehmen sind für uns sehr wichtig“, sagte Kalouti.

ENGER AUSTAUSCH MIT DER POLIZEI IM KAMPF GEGEN DEN DROGENHANDEL

Beim Thema Drogenhandel in der Nordstadt verwies Kalouti auf die unterschiedlichen Zuständigkeiten von Stadt und Polizei.

Die Bekämpfung des Drogenhandels sei in erster Linie Aufgabe der Polizei. Da die Polizei dem Land Nordrhein-Westfalen unterstehe, seien die direkten Handlungsmöglichkeiten der Stadt in diesem Bereich begrenzt.

Die Stadt versuche jedoch über den KOD, den Drogenkonsum aus dem öffentlichen Raum zurückzudrängen. Kalouti betonte zudem, dass in der Nordstadt ein erheblicher Teil der Menschen mit Drogenabhängigkeit lebe.

Neben der geplanten Drogenkonsumstelle an der Bornstraße brauche es in dem Stadtteil weitere Angebote und Beratungsmöglichkeiten. Gleichzeitig arbeite die Stadt eng mit der Dortmunder Polizei zusammen.

Besonders die Versuche, junge Menschen und Kinder in Drogennetzwerke hineinzuziehen, bereiteten ihm Sorgen. Zudem erhalte er zunehmend Informationen darüber, dass der Drogenhandel härter und aggressiver werde.

„DIE DORTMUNDER HABEN SCHON VIEL GRÖSSERE HERAUSFORDERUNGEN BEWÄLTIGT“

Zum Abschluss des Gesprächs richtete Kalouti eine Botschaft an die Dortmunderinnen und Dortmunder mit Einwanderungsgeschichte. Er rief dazu auf, mit Zuversicht in die Zukunft zu blicken.

„Ich glaube, dass die schönsten Zeiten noch vor uns liegen“, sagte Kalouti.

Dortmund habe in seiner Geschichte bereits sehr schwierige Zeiten erlebt – die Zerstörungen des Krieges, die NS-Diktatur, den Wiederaufbau, den Niedergang der Stahlindustrie und den wirtschaftlichen Strukturwandel.

„Wenn ein Mensch wirklich widerstandsfähig ist, dann ist er ein Dortmunder“, sagte Kalouti und erinnerte daran, dass die Menschen in Dortmund bereits wesentlich größere Herausforderungen bewältigt hätten.

„NICHT WO WIR HERKOMMEN, SONDERN DASS WIR DORTMUNDER SIND, IST ENTSCHEIDEND“

Dortmunds Geschichte sei gleichzeitig auch eine Geschichte der Migration, betonte Kalouti. In der Vergangenheit seien Menschen aus Osteuropa gekommen, später aus der Türkei und heute aus vielen verschiedenen Teilen der Welt.

„Für mich ist es nicht wichtig, woher Sie kommen. Wir sind alle Dortmunder“, sagte Kalouti.

Migration sei ein Teil der historischen Entwicklung der Dortmunder Stadtgesellschaft. Das Zusammenleben verschiedener Kulturen halte die Gesellschaft jung, offen und dynamisch.

Dortmund sei eine starke Stadt mit vielen Chancen, sagte Kalouti. Zum Abschluss richtete er eine Botschaft an die Menschen in der Stadt:

„Die Dortmunderinnen und Dortmunder sollten sich ihrer eigenen Geschichte bewusst sein und stolz darauf sein. Denn wenn die Dortmunder zusammenhalten, können sie alles überwinden.“

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?