
2000’de öldürülen Seydi Vakkas ve kızı Aysel Özer çiftinin davası 25 yıl sonra hala aydınlatılamadı. Soruşturmada aile fertleri şüpheli gösterilirken, polis araştırması ve NSU benzeri ihmal tartışma yarattı
ALMANYA’NIN Hessen eyaletine bağlı Dietzenbach kasabasında 8 Ekim 2000 tarihinde gece saatlerinde 47 yaşındaki Seydi Vakkas Özer ile 22 yaşındaki kızı Aysel Özer, otomobilleriyle bir yol kenarında şüpheli şekilde vurulmuş halde bulundu. O günden bu yana geçen 26 yılda cinayetler aydınlatılamadı.
Alman basınında yer alan haberlere göre o dönemde ailenin bir akrabasını evlerine bırakıp döndükten sonra bir daha geri dönmedikleri anlaşılan baba ve kızın cesetleri, bir Opel Vectra içinde, açık kapı ve yanan sinyal lambasıyla bulundu. Olay yerinde sadece bir tabanca daha sonra tesadüfen bulundu.Fakat bulunan silahın soruşturma sürecinde yeterince değerlendirilip değerlendirilmediği yıllar içinde tartışma konusu oldu. Aile, delillerin eksik incelendiğini savundu.
Olayın ardından, soruşturma ilk olarak aile fertlerine ve yakın çevrelerine yöneldi. Polis, Seydi ve Aysel Özer’in o sırada birliktelik yaşadığı iddia edilen genç nedeniyle çıkan namus tartışması, başka bir aileyle kan davası iddiası veya aile içi çatışma gibi çeşitli teoriler geliştirdi. Fakat hiçbir somut delil ortaya konamadı.
Bu süreçte ölümlerle ilgili fail hala bulunamadı. Soruşturma 2005’te şüphe yetersizliği nedeniyle kapatıldı ve sonrasında yeniden açılan kapsamlı bir çözüm bulunamadı. Olay, özellikle ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü benzeri aşırı sağ bağlantılı cinayetler ve polis araştırmalarındaki ihmaller tartışmalarıyla yeniden gündeme geldi.
Seydi ve Aysel’in yakınları, yıllar boyunca hem adalet eksikliği hem de toplumda üzerlerinde hala “şüpheli” gölgeler dolaştığını belirtiyor. Aile, hala gerçek faillerin bulunmasını istiyor.

